Maltepe Belediyesi’nde yaşananlar ve CHP’nin işçi düşmanlığı

Belediye işçisi, karşısında yer alan belediye başkanının patron olduğunu unutmamalı. Belediye başkanı mensubu olduğu sermaye sınıfının tavrıyla hareket ediyorsa belediye işçisi de kendi sınıf tutumunu ortaya koymalıdır. Sendika bürokratlarının oyalama taktiğine karşı sınıf eksenli mücadele programını kılavuz edinmelidir. Kazanmanın yolu, işçilerin tabandan örgütlenmesi ve söz-karar-yetki hakkını ellerine almasından geçmektedir.

  • Kızıl Bayrak yazıları
  • |
  • Sınıf
  • |
  • 27 Temmuz 2019
  • 18:47

Maltepe Belediyesi şirketleri Mataş ve Mateğ bünyesinde çalışan DİSK Genel-İş üyesi işçiler 8 ay önce imzalanmış toplu sözleşmeden doğan haklarının uygulanmaması nedeniyle 19 Temmuz’da iş bıraktılar.

İşçileri bu sürece getiren neydi?

Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yıl 696 sayılı KHK yayınlanarak kadro aldatmacası gündeme getirildi. Belediye şirketlerine geçişin tamamlanmasının ardından Genel-İş Anadolu Yakası 2 No’lu Şube yetki başvurusunda bulundu. Maltepe Belediyesi’nde çalışan 1300’den fazla işçiyi ilgilendiren sendikalaşma, Haziran 2018’de bakanlıktan yetki onayı aldı. Yetki üzerine Maltepe Belediyesi bünyesinde yer alan Mataş ve Mateğ şirketleri ile toplu sözleşme görüşmeleri başladı.

Kasım 2018 tarihinde bağıtlanan sözleşmenin şartları gelinen yerde belediye tarafından uygulanmıyor. KHK ile belediye şirketlerine geçirilen işçilere dayatılan ve Yüksek Hakem Kurulu’nun hazırladığı sözleşmedeki hakların birçoğu tanınmıyor. Her yıl asgari ücret zam oranının yansıtılması, haftalık çalışma saatinin 40 saate indirilmesi, haftalık tatil gününün 2 güne çıkarılması, işçi sağlığı ve güvenliği, disiplin ve zarar tespit komisyonu kurullarında işçi temsiliyeti maddelerinin yer aldığı sözleşme kağıt üzerinde kaldı.

Sözleşmeden doğan hakları gasp edilen işçiler, 8 aydır oyalanmalarına artık son vererek, harekete geçtiler. Eylemli tepki ortaya koyarak, yaşananlara artık dur diyorlar.

KHK’yla “kadroya” alınan işçilerin resmi olarak toplu sözleşmeden yararlanmaları engellenmiş, bu 2020 tarihine bırakılmıştı. Fakat Maltepe Belediyesi bu sınıra rağmen “kadroya alınan” işçilerle ilk toplu sözleşmeyi yapan belediye olarak övünmüştü. Ama gelinen yerde Maltepe Belediyesi sözleşmeyi inkar edip, işçileri tehdit ediyor. Yapılan eylemleri yasadışı olarak gören Belediye, müdahale için yasal başvuru yaptıklarını dile getirerek, işçiye düşmanlığını bir kez daha tescilliyor.

İşçi düşmanı patron dostu CHP

Kamuoyuna görüntü olsun diye taşeron işçileri sendikalı yapan CHP’ye bağlı belediyeler, iş sözleşmeleri uygulamaya geldiğinde asıl kimliklerini işçilere hatırlatmaktan geri durmuyorlar. Kartal Belediyesi’nde çalışan taşeron işçilerin sözleşmeleri yıllarca uygulanmamış, sorun birçok eyleme konu olmuştu. Keza Kadıköy ve Ataşehir işçileri yaşanan hak gasplarına karşı ve tıkanan TİS süreçleriyle ilgili yaptıkları eylemlerle yakın süreçte gündeme geldiler. Avcılar ve Aydın belediyelerinin işçileri sendikalı oldukları için işten atılmışlar ve direnişleri aylarca sürmüştü. CHP’nin kabarık suç dosyası böyle uzayıp gidiyor.

CHP, seçimlerde yaşanan ekonomik krizin yoksulluğu arttırdığını, emekçinin mutfağında tenceresinin kaynamadığını söylemiş ve bu argümanlarla iktidara yüklenmişti. Kendisi iktidara geldiğinde bu sorunları çözeceğini ve emekçinin yüzünün güleceğini ifade etmişti. Kıdem tazminatının gaspına karşı büyük laflar sarf etmiş, yeri geldiğinde sendikalara bile çağrıda bulunmuştu.

Oysa gerçek pratikleri hiç de öyle değil. O süreçte Maltepe Belediyesi seçimleri bahane ederek işçilerin haklarını gasp etmekle meşguldü. Neticede CHP sermayenin çıkarlarına göre hareket eden, bizzat kendisi sermayedar olan bir düzen partisidir. Emekçileri kandırmak için attığı güzel nutukların gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. İktidara geldiğinde nasıl bir pratik sergileyeceğini, belediyelerde işçiye karşı ortaya koyduğu düşmanca tavırlar yeterli açıklıkta gösteriyor.

Genel-İş Sendikası ne yapıyor?

Genelde CHP belediyelerinde örgütlü olan Genel-İş Sendikası üye sayısı bakımından DİSK’in en büyük sendikasıdır. Siyasal anlayış olarak CHP’ye yakın olmasıyla bilinen Genel-İş yönetimi, bürokratik bir anlayışa sahip olması nedeniyle de olayları hep masada halletme derdindedir. Yeri geldiğinde karşısında bir patron değil de yıpratmak istemediği bir partiyi görmektedir. O nedenle de Maltepe Belediyesi’nde yaşananlar, sendika bürokratlarını seçim sürecinde bir şey yapmamaya sevk etmiştir. Sendika adına konuyla ilgili yapılan açıklamada, sorunun iyi niyet ve diyalog yoluyla halledilmek istendiği, fakat gelinen yerde sendikanın belediye tarafından dikkate alınmadığı belirtilmişti.

Kazanmak için belediye işçileri ne yapmalı?

Sermayenin bekasını düşünen partiler işçi sınıfının düşmanıdır. Belediyeleri kazanan düzen partileri belediyeleri şirket olarak işletiyor. Hepsi kendi rantının peşine düşüyor. Belediyelerde çalışan işçilerin ise “Belediye benim siyasal anlayışıma yakın, karşıma alamam” anlayışı ölümü kabul etmek anlamına gelir. Belediye işçisi, karşısında yer alan belediye başkanının patron olduğunu unutmamalı. Belediye başkanı mensubu olduğu sermaye sınıfının tavrıyla hareket ediyorsa belediye işçisi de kendi sınıf tutumunu ortaya koymalıdır. Sendika bürokratlarının oyalama taktiğine karşı sınıf eksenli mücadele programını kılavuz edinmelidir. Kazanmanın yolu, işçilerin tabandan örgütlenmesi ve söz-karar-yetki hakkını ellerine almasından geçmektedir.