Ölümünün 100. yılında Franz Mehring’e saygıyla...

A. Eren

Franz Mehring, Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht ile birlikte, her zaman büyük bir sevgi ve saygıyla anılacaktır.

  • Kızıl Bayrak yazıları
  • |
  • Dünya
  • |
  • 28 Ocak 2019
  • 06:38

Marksizm’e geç ama tam gelen devrimci!


Eduard Fuchs, Franz Mehring’in arşivini yöneten ve Mehring’in son anlarında yanında olan kişidir. Fuchs, Rosa ve Karl’ın katledilmeleri haberini alan Mehring’in acısına şöyle tanıklık eder:

Mehring yoldaşları Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg katledilişlerin dolayı öldü… Yaşlı adam böyle bir şeyin olacağına bir türlü inanmak istemiyordu. Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg’un hunharca katledilişlerinin haberini aldıktan sonra, şaşkın bir şekilde saatlerce odada dolanıp durdu. Ta ki o yaşlı vücudu yorulup koltuğa yığılana kadar... Ama yeniden ayağa fırladı ve huzursuz bir şekilde devam etti... Gözleri kuruydu ama kini ve hırsı yüzünden belli oluyordu. ‘Bugüne kadar hiçbir hükümet bu kadar alçalmadı’, diye mırıldanıp duruyordu.”

Mehring yoldaşlarının kaybının acısını kaldıramadı, onlardan yalnızca iki hafta sonra, 29 Ocak 1919’da yaşamını yitirdi. Rosa Luxemburg’un biyografi yazarı Peter Nettl, hızlı ölümünü kastederek, “büyük ölçüde dostlarının ölümünün kurbanı olarak hayata gözlerini yumdu” der.

***

Mehring, 27 Şubat 1846’da, Pomeranya’nın şimdi Polonya sınırları içinde kalan Schlawe (lehçe Slawno) kentinde, Prusyalı burjuva Protestan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1866-1870 yıllarında klasik filoloji ve felsefe öğrenimi gördü. 1869’dan itibaren birçok burjuva demokrat ve radikal gazetede çalıştı ve yöneticilik yaptı. 1880’li yıllardan itibaren Marx ve Engels’in eserleriyle tanıştı ve böylece politikada radikal tutuma yöneldi. Bismarck yönetiminin kötü ünlü Sosyalistlere Karşı Yasa’sının uygulamada olduğu yıllardı. Mehring çalıştığı burjuva demokrat yayın organlarında buna karşı makaleler yayınladı. Bu onun için burjuva demokrat konumdan radikal biçimde koparak Marksizm’e yöneldiği sancılı süreçti. Bu kopuş sürecini 1891 yılında, yani hayli ileri bir yaşta, dönemin marksist sosyalist partisi SPD’ye üye olarak tamamladı.

SPD’nin teorik dergisi Neue Zeit’ın yazarı (1891-1913) ve aynı zamanda Liebzige Volkszeitung redaktörü (1902-1907) olarak, oportünizm ve revizyonizme karşı ideolojik-teorik cephede verilen mücadeleler içinde etkin biçimde yer aldı. Bu çabasıyla SPD solunun en tanınmış temsilcilerinden biri oldu. Edebiyat, tarih, felsefe ve diğer birçok alanda marksist dünya görüşüne dayalı araştırmalar yaptı. 1897-1898 yıllarında sosyal demokrat hareketin tarihini ele alan dört ciltlik bir eser yayımladı.

1905 yılından itibaren Rosa Luxemburg, Karl Liebknecht ve Clara Zetkin ile birlikte, o sıralar artık oportünizme batmış durumdaki SPD içinde, sol akımın önemli bir üyesi olarak yer aldı ve oportünizme karşı açıktan mücadeleye etkin biçimde katıldı. 1905 Rus Devrimi’nin ortaya çıkardığı stratejik ve taktik sorunlar, bu arada kitle grevlerinin/eylemlerinin devrimin gelişimindeki çok özel rolü üzerine yapılan tartışmalarda Bolşeviklerden yana açık tutum aldı.

1906-1911 yılları arasında SPD’nin parti okulunda tarih dersleri verdi. Mehring bu süreçte Ortaçağ’dan Bu Yana Alman Tarihi başlıklı eserini yayımladı. 1914’ten itibaren oportünizme, sosyal-yurtseverliğe, savaş çığırtkanlığına karşı ön cephede mücadele etti. Spartaküs grubunun kurucuları arasında yer aldı. Rosa Luxemburg’la birlikte 1915’ten itibaren Internationale ve Spartaküs Mektupları’nı yayımladı.

Mehring, Ekim Devrimi’ni ve dünya ölçüsündeki tarihsel etkisini doğru değerlendiren devrimci marksistlerin başında gelir. Bolşeviklere açık mektup, devrimci enternasyonalist dayanışmanın ve Rusya’da yaratılan görkemli esere bağlılığın ifadesidir. Mehring Alman işçi sınıfının aynı yolda yürümesi gerektiğini dile getirir.

Aralık 1918 yılı sonunda KPD’nin kuruluşunda yer aldı. Artık yaşlı ve çok hastaydı. Üstüne çok yakın dostları ve mücadele yoldaşları Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in hunharca ve alçakça öldürülmelerinin ağır acısı da binince ölümü hızlandı. KPD’nın kuruluşundan yalnızca bir ay sonra yaşamını yitirdi.

Franz Mehring toplamı 15 ciltten oluşan hacimli bir edebi, tarihsel ve teorik çalışma bıraktı geride. Bunlar arasında Karl Marx’ın biyografisi de bulunmaktadır. (Marx’ın hayatı üzerine ilk kapsamlı inceleme olan bu hacimli eser, iki cilt halinde Türkçe’ye de çevrilmiştir: Karl Marx / Yaşam Öyküsü, İlya Yayınları, 2009).

Franz Mehring, Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht ile birlikte, her zaman büyük bir sevgi ve saygıyla anılacaktır.